Değerli Basın Mensupları,
Değerli Başkanlar,
Müteahhitlik, Mühendislik ve Müşavirlik Hizmetleri sektörümüzün değerli temsilcileri,
Öncelikle bu güzel organizasyonu düzenleyen Türkiye Müteahhitler Birliğine teşekkürlerimi sunarak, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Bugün sizlerle, yurt dışı müteahhitlik mühendislik ve müşavirlik hizmetleri sektöründe yaptıklarımız ve yapamadıklarımızla geçtiğimiz yılın genel bir muhasebesini yapmak ve önümüzdeki yıllara ilişkin hedeflerimiz ve uygulamayı öngördüğümüz politikalar hakkında bilgi vermek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.
Sözlerime başlamadan önce, Irak'ta çalışmaya giderken vefat eden kardeşlerimize ve daha önce saldırılarda hayatını kaybeden mühendis, işçi ve şoförlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Bugün dünyanın en riskli bölgesi olarak kabul edilen Bağdat'tan başlayarak Musul, ve Kerkük'ten sınırlarımıza kadar uzanan bölgeye, Türk ulusunun cesaret, azim ve kararlılığını göstermek istercesine güle-oynaya giden bu insanlarımızı, benim deyimimle akıncılarımızı ve uç beylerimizi her zaman minnet ve şükran duygularımızla ve dualarımızla anacağız.
Aynı şekilde ülkemiz müteahhitlerinin üstün başarılarını taçlandırdığı, küresel güçlerin ekonomik menfaatlerinin çatıştığı kardeş Kazakistan'da, rakip ülkelerin Türk müteahhitlik firmalarının liderlik konumunu geriletme çabalarının bir parçası olarak ortaya çıktığından kuşku duymadığımız olaylarda yaralanan işçilerimize ve ailelerine de tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum.
Değerli Konuklar,
Hükümetimizin göreve geldiği tarihte aldığımız ilk kararlardan birisini, müteahhitlik ve müşavirlik hizmetleri sektörünün yurt dışı faaliyetlerinin desteklenmesine yönelik tedbirler oluşturmuştur.
O günlere biran geri dönersek, "Müteahhitlik ve müşavirlik hizmetleri sektörümüzün yurt dışı faaliyetlerine en az ihracat ve turizm kadar önem vereceğiz ve destekleyeceğiz" gibi çok iddialı bir sloganı kullandığımızı hatırlayacaksınız.
Söz konusu dönemde müteahhitlerimiz ve müşavirlerimizle süratle bir araya geldik, sorunları ve eksikliklerimizi tespit ettik. Yapılması gerekenleri takvime bağladık ve hiç zaman kaybetmeksizin hep birlikte yola koyulduk. 2003 yılının özellikle ilk altı ayında neredeyse her iki haftada bir yüzlerce firma temsilcisinden oluşan heyetlerle komşu ve çevre ülkelerini ziyaret ettik.
Hükümetimizin beşinci yıllında o bölgelere ve ülkelere tekrar gidiyor ve büyük bir haz ve memnuniyetle, ilk ziyaretlerimiz sırasında en üst düzeyde lobi yaptığımız projelerin, örneğin Kahire, Doha ,Tiflis ve
Batum Uluslararası Havalimanları, Dubai Metrosu, Muskat, Doha, Dubai, Cidde, Moskova, Astana ve Aşkabat'da çok sayıdaki prestij projesinin Türk firmalarınca gerçekleştirildiğini ya da gerçekleştirilmekte olduğunu görüyorum.
Şimdi izninizle, geçtiğimiz yıllarda neleri hedefledik? ve Nereye ulaştık? sorularının yanıtlarına bakalım.
Göreve geldiğimiz yılda bu sektörde müteahhitlerimizin aldıkları işlerin tamamının yıllık toplamı 1.5 milyar dolar seviyesindeydi.
Bugün bu miktardaki iş hacmine yine bir yılda ve sadece bir ülkede ulaşabiliyoruz. Müteahhitlerimin bazı ülkelerde aldıkları biraz önce saydığım projelerin 1 veya 2 tanesinin değeri bu miktarı aşıyor.
2003, 2004 ve 2005 yıllarında hep en yukarı koyduğum çıtaları da aşarak sırasıyla 3,4 milyar dolar, 5,7 milyar dolar ve 9,3, milyar dolar toplam iş hacmine ulaştık.
Geçtiğimiz yıl ise hep birlikte, sektörümüzün altın yıl olarak nitelendirebileceğimiz bir başarıya imza attık ve toplam 25 ülkede üstlenilen 325 projenin toplam değeri 12,7 milyar dolara ulaştı.
Başka bir ifadeyle, geçtiğimiz yıl firmalarımız birlikte yola koyulduğumuz ilk yılın tam 7,5 katı daha fazla iş aldılar.
Bu gelişmenin, 2005 yılında en büyük ikinci pazar konumunda bulunan Irak'taki işlerin geçtiğimiz yıl neredeyse durma noktasına gelmesine rağmen elde edilmiş olması da son derece dikkat çekicidir.
Sektörümüzün önünü açacak ve rakip ülkelerin yıllarca önce yürürlüğe koydukları politik risk sigortasını tüm çabalarımıza rağmen, Hazinemizin imkânlarının yetersiz olması nedeniyle yürürlüğe koyamamış olmamıza ve sektörün yurt dışı işleri için teminat mektubu bulmakta karşılaştıkları güçlüklere çözüm bulamamış olmamıza rağmen bu başarılara ulaşılmış olması da son derece önemlidir.
Türk Lirasının aşırı değerli olduğu ve inşaat sektöründe yurt içinde de yüksek oranlı büyümelerin gerçekleştiği özellikle son iki yılda yurt dışı müteahhitlik hizmetleri sektöründe elde edilen bu başarılı neticeler, bizleri daha da umutlandırmakta ve cesaretlendirmektedir.
Bu nedenle çıtayı daha da yükseltiyor ve 2007 yılı için iş hacmi hedefimizi 15 milyar dolar olarak belirliyoruz.
Başka bir ifadeyle, gelecek yılın sonunda yurt dışı müteahhitlik hizmetleri sektöründe firmalarımızın bu güne kadar üstlendikleri işlerin toplam tutarı 100 milyar dolara ulaşacaktır.
Kısacası, 2007 yılı sonunda ihracatta olduğu gibi müteahhitlik hizmetlerinde de 100 milyar doları telaffuz edebilmenin haklı gururunu ifade etmek istiyorum.
Değerli Konuklar,
Türk müteahhitleri, ulaştıkları bu noktada dünya müteahhitlik hizmetleri sektörünün en önemli aktörleri arasında yer almaya başlamışlardır. 2006 yılında dünyanın en büyük 100 uluslararası müteahhitlik firması arasına 5 firmamız girmiştir.
Firmalarımız son 3 yıl içerisinde havalimanları, petrol rafinerileri, metro projeleri ve dev karayolu projeleri gibi her biri 1 milyar dolar civarında olan, yüksek seviyede teknoloji kullanımı ve yönetim kabiliyeti gerektiren prestij projeleri üstlenmeye başlamışlardır.
Yani artık firmalarımız müteahhitlik hizmeti ve inşaat malzemesi ihracatının yanı sıra "teknoloji" de ihraç eder duruma gelmiştir.
Müteahhitlerimiz, iş yaptıkları ülkelerde taahhütlerinin yanı sıra yatırım faaliyetlerine de başlamışlardır. Bazı firmalarımız üstlendikleri projelerin tamamlanmasından sonra bunların işletilmesini de gerçekleştirmektedir.
Dünyanın birçok ülkesinde havaalanları inşa eden firmalarımız ve Rusya'da yıllardır faaliyet gösteren firmalarımız bunun en önemli örnekleridir.
Müteahhitlik sektörü, sadece ödemeler dengesine ve ihracata yaptığı katkılar açısından değil, istihdama sağladığı katkılar açısından da çok önemli bir görevi üstlenmektedir.
Türk müteahhitleri, yurt dışında üstlendikleri projelerde mümkün olduğu ölçüde Türk işçileri ile çalışmayı tercih etmektedirler. Bu tercihin altında yatan temel sebep ise; Türk işçilerinin tartışmasız bir şekilde faaliyet gösterilen ülkelerin ve üçüncü ülkelerin işçilerinden çok daha verimli bir şekilde çalışması olmuştur.
Değerli Konuklar,
Sektörün 4 yıldır sürdürmekte olduğu istikrarlı büyüme, hedefimize ulaşmakta sadece bir aşamadır. Bizler dünya müteahhitlik pazarındaki payımızı hızla artırmak için gayretlerimizi artırarak sürdüreceğiz.
Bu kapsamda, yurt dışı müteahhitlik sektörünün gelişmesine yönelik idari ve hukuki düzenlemeleri yapmaya aynı kararlılıkla devam etmekteyiz.
Bu çerçevede, yurt dışı müteahhitlik sektöründeki olumlu eğilimi güçlendirmek amacıyla teknik müşavirlik hizmetleri için bir devlet yardımı programını da hayata geçirdiğimizi müjdelemek istiyorum.
Bu program, teknik müşavir ve mühendislerimizin yurt dışında faaliyet göstermelerini sağlayacak olup sektörümüz için devrim niteliğindedir.
Bu yıldan itibaren uygulanacak bu devlet yardımı programı ile artık, hedef pazarlardaki projelerin daha düşünce aşamasında iken Türk müteahhitlik sektörü tarafından takibe alınması sağlanmış olacak ve mühendislik birikimimizle hizmet sektöründe de "katma değeri" yükselen bir niteliğe ulaşılacak.
Burada altını çizerek söylüyorum, önümüzdeki yıllarda şu andaki yıllık yurt dışı iş hacmi 100 milyon dolar civarında olan mühendislik ve müşavirlik hizmetleri sektörümüzün yurt dışı iş hacmi orta vadede 5 milyar dolara kadar yükselecektir. Bugün iş bulmakta zorlanan binlerce mühendisimiz ve mimarımız ve diğer teknik elamanımız bu sayede yurt dışında iş bulacaklar.
Bu konuda sektörle birlikte güçlerimizi birleştirerek ve yardımlaşarak iyi bir alt yapı oluşturuyoruz. Destekleri iyi kullanırsak ki, kullanacağız, daha büyük kaynakları harekete geçirebiliriz.
Sektörümüz için diğer bir önemli gelişme ise "Yurtdışı Müteahhitlik, Mühendislik ve Müşavirlik Hizmetleri Rejimi"nin bir Başbakanlık Genelgesi şeklinde önümüzdeki günlerde yürürlüğe girecek olmasıdır.
Bu gelişme yaklaşık 20 yıldan beri ülkemizin gündeminde olan, ancak, bir türlü realize edilemeyen bir projenin nihayet hayata geçirilmesini ifade etmektedir.
Önümüzdeki günlerde bu kararın çıkmasının hemen akabinde kollarımızı hemen sıvayarak yine sizlerle birlikte gece gündüz çalışarak;
-
Sektörün kamu ve özel kanadındaki yetki ve sorumluluklarının tanımlanması,
-
Orta ve uzun vadeli strateji ve politikaların belirlenmesi ve yürütülmesi,
-
Sektöre özgü akreditasyon sistemlerinin oluşturulması,
-
Sektörde faaliyet gösteren firmalara ilişkin mali ve teknik standartların belirlenmesi ve tüm faaliyetlerin bu standartların temel alınması suretiyle yürütülmesi,
-
Politik Risk Sigortası sisteminin yürürlüğe konulması, yurt dışı işlerde işgücü istihdamının kolaylaştırılması ve teminat mektubu sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesi,
konularında birincil ve ikincil mevzuatları hazırlayacağız.
Ayrıca, son yıllarda elde ettiğimiz başarıyı getiren unsurların başında yer alan, sektörün yurt dışında tanıtımı, yeni pazarlara açılması, firmalarımızın sorunlarının gündeme getirilmesi ve çözüm yolları aranması gibi önemli işlevleri olan ve müteahhitlik ve müşavirlik firmalarımızın da yoğun katılımıyla gerçekleştirilen ülke ziyaretlerini, yıl içinde yapılacak seçimin getireceği zaman kısıtlamasına rağmen aksatmadan sürdüreceğiz.
Bu çalışmalarımızın temel hedefi, orta vadede uluslararası düzeyde en büyük 100 müteahhit firma arasında asgari 10 Türk firmasının yer alması ve dünya müteahhitlik hizmetleri pazarından %10'luk pay almamızdır.
Değerli Konuklar,
Göreve geldiğimiz günlerde henüz sektör olarak tanımlanmayan, sadece bir "faaliyet" olarak algılanan yurt dışı müteahhitlik hizmetlerini turizm, sağlık, lojistik gibi bir sektör olarak kabul ettirdik.
Tıpkı ihracatta, turizmde sağlanan artışlarda yaşadığımız coşkuyu ve gururu müteahhitlerimizin başarılarında da milletçe paylaşmaya başladık.
Bu başarıda emeği geçen müteahhitlerimize, teknik müşavirlerimize, sektör kuruluşlarına ve mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.